23 Ekim 2013 Çarşamba

ON ADIMDA BABA OLMAK

Baba olmak için gün mü sayıyorsunuz? “Yarın bir gün çocuğun olursa anlarsın” cümlesindeki yarına pek az mı kaldı? Başınıza ne iş açtığınızı tam kestiremiyor musunuz? Paluze Ablanız tam size göre bir tarif hazırladı.

Buyurunuz, minik yavrunuz dünyaya geldikten sonra uygulamaya başlayabileceğiniz 10 Adımda Baba Olmak tarifine…

1. Hayatınızdan uykuyu çıkarınız. 

Bu konuda söylenecekler bu kadar.

Uykusuzluk - Tarifli Hisler

2. Sevdiceğinize “Bugün yine çok güzelsin.” deyiniz.  

Elzemdir. Bu ve benzeri komplimanları bilhassa doğumdan sonraki ilk aylarda bol keseden kullanınız.

Anne ve bebek

Yeni anne, doğum öncesi ve esnasında düşmanınız için temenni etmeyeceğiniz bazı fenalıklar tecrübe etti ve dahası da onu beklemekte. Ona alan tanıyınız ve güzel olduğunu söyleyiniz. Ona her Allah’ın günü güzel olduğunu söyleyiniz, hasta yataklara düşüp Şirine peruğu takmış bir Gargamel’e dönse dahi… Bir an gelip de size yalan söylediğinizi haykırabilir. Böyle bir azarla yılmayınız, üstüne bir de ona çiçek falan alınız. Böyle yapmanız onu sihirli bir değnek değmiş gibi iyi eder mi? Hayır, daha iyi hissetmesi zamana bağlı olduğu kadar sadece kendisinin kudretindedir. Yine de en azından bu süre zarfında sicilinizi temiz tutmuş olursunuz.

3. Erken kalkmayı sevmemek mi? O neymiş öyle? 

Belki de baba olmadan evvel geç saatlere kadar oturmayı ve tatil günlerinizi öğlene dek uyuyarak harcamayı severdiniz. Artık öğlene dek yatakta kalacağınız tek gün ağır bir gribe tutulduğunuz gündür. Böyle bir fırsatı ele geçirirseniz antibiyotiğe dirençli hastalığınızın her anının tadını iyice çıkardığınızdan emin olunuz.

Aslen bu kulağa geldiği kadar kötü değildir. Artık saatler öğleni gösterene dek eski halinizle bir haftada halledemeyeceğiniz işlerin hakkından gelecek kudrette olacaksınız. Öğlene kadar geçen beş saatte neredeyse bütün gündelik vazifelerinizi tamamlamak ve üstüne uyku vaktine 10 saatiniz kaldığını görmek size kendinizi bir süper kahraman gibi hissettirecektir.

Süper Kahraman Hacıyatmazlar
Hacıyatmaz moduna geçmiş ebeveynler

Gece geç saatlere dek hoplayıp zıplamalara veda ediniz ve sabahın köründe enteresan çizgi filmler izlemekle merhabalaşınız.

4. Dört gözle bekleyiniz.

Her babanın, ister bir kral olsun ister bir sade vatandaş, hayatında sevinçten gözlerini yaşartacak bazı özel anlar vardır: çocuğunuzun ilk adımlarını atması, size ilk baba deyişi, okula başlayışı… Bu gibi kilometre taşları elbette çok mühimdir ne var ki hayatınız üzerinde pek de büyük bir etkileri olmaz. Sizin esas iple çekeceğiniz anlar herhalde daha ziyade şunlar olacaktır:

Çocuğunuzun kendi kendine üst baş değiştirmeyi öğrendiği gün... (Donunu pantolonun altına giydi!)

Çocuğunuzun size Caillou’dan biraz sıkıldığını ve başka bir şey izlemek istediğini söylediği gün... (Bugün bayram ilan edile!)

Çocuğunuzun yemeğini insan gibi yiyebildiği gün... (Çilem doldu mu?)

Bu ve bunun gibi daha nice zafer dolu anlar sizleri beklemektedir. Her birinin tadını çıkarınız.

Biberon ve Baba


5. Sevdiceğinizin her zamanki kadar cazibeli olduğunu fark ediniz.

Sevdiceğiniz anne oldu diye sizin de anneniz olmuş değildir. Eskiden ne çılgınlıklar ne hoşluklar yapıyorsanız aynen devam ediniz. Evet, tahmin ediyoruz ki onunla bol bol bebeğinizin bezine bombaladığı şeyler hakkında konuşmaktasınız. Bombaların azalması veya renklerinde şüphe çeken değişimler akşam sohbetlerinizin ana maddelerinden biri oldu. Gelgelelim, yavrunuzun o gün pek çok ve kıvamlı pislediğini anlatmasıyla tarifsiz bir gururu paylaştığınız şu kadına bir bakınız. Sizce de o, gönlünüzü çalan kadının ta kendisi değil mi?

6. Voltranı oluşturunuz.

Bir baba atasözü der ki: “Harçlığını hesabına yatırdım çocuğum.”

Devir değişiyor, nesiller geliyor geçiyor ama babaların eve ekmek getirmekten sorumlu olan esas kişi olduklarına dair anlayış değişmiyor. Yurdumuzda baba evin direği olarak görüldüğünden siz de muhtemelen ailenizin bütün maddi yükünü omuzlamaya kalkacaksınız. Bunu yaparken evladınızdan ayrı da düşebilirsiniz. Ailenizin şartlarını bilemem, yine de mümkün olan her konuda bir anne-baba işbirliği kurmanızı tavsiye ederim.

Boksör Bebek


“Bu çocuğa hep sen yüz verdin!” gibi suçlamalar sadece ikinizin de ebeveyn otoritesini zedeler. Çocuğunuza kural koyarken anası ile voltranı oluşturmak, çocuktan beraberce sorumlu olmak ise hem sizin hem de minik canavarın hayatını kolaylaştırır. Pazar günleri çocuğunuzu omuzlarda taşıyıp şımartarak vicdanınızı rahatlatıyor olabilirsiniz. Öte yandan pazartesi günü bazı konularda ona hayır demek sadece eşinize kalıyorsa annenin “kötü adam” rolünü almasına izin veriyorsunuz demektir. Eşinizin de eli armut toplamıyor ya, pekâlâ günü gelince sizi bir tehdit unsuru olarak kullanabilir ve “Akşam baban gelsin, sen görürsün gününü.” hamlesini yapabilir. Reva mı bu? Topu birbirinize atacaksanız en azından birer takım oyuncusu şuuruyla atınız. Çocukların ne yaptığını bilen yetişkinlere ihtiyacı vardır.

7. Zahmet etmeyiniz. 

Çocuğunuz yürümeyi öğrendikten asi bir ergen olmaya dek geçen yıllar boyunca kusursuz bir getir götür elemanıdır.

Terliklerinizi içeride mi unuttunuz? Çocuk getirir. Masada peçete mi yok? Çocuk getirir. Mutfaktaki çerez aklınıza takılıyor ama maçı kaçırmak istemiyor musunuz? Çocuk getirir. Çocuklar konuşmayı dahi tam sökmeden evvel büyüklerine bir şeyler getirmeyi öğrenirler.

Aşırı kafein
Çocuk getirir yahu!

8. Ruhsatınızı kötüye kullanmayınız. 

Toplumumuzda baba olanlara gözle görünmez bir ruhsat verilir. Anlaşılan o ki artık istediğiniz anlarda gaz çıkarmakta ve evlatlarınıza laf sokmakta hürsünüz. O halde, bazı sözlerin çift saltolu uçan tekmelerden çok acıtabileceğini hatırınızdan çıkarmayınız, size verilmiş gücü istismar etmeyiniz.

Eşşoleşek


9. Kabul ediniz. 

Müzik zevkinizi rafine etmeniz yıllar mı sürdü? Yavrunuzun çocukluğunun büyük kısmı boyunca dinlenesi bulduğu tek şarkının “Pepe ile Şila Kürekleri Çekiyor” olacağına karar vermesi pek zamanını almayabilir. Evde olsun arabada olsun, çocuk şarkılarının sevimli nameleri eşliğinde omuz titreterek yaşamak fikrine kendinizi alıştırınız. (Bunun bir de ergenliği var.)

Bir inek buzağısını yalıyormuşçasına tertemiz tuttuğunuz arabanızın eskisi kadar temiz olmayabileceği fikrine kendinizi alıştırınız. Hele ki yavrunuz katı gıda tüketmeye bir başlasın.

Babalar ve arabaları
Arabamın temiz olduğu günlerden bir hatıra...

Bazı arkadaşlarınızın kayıplara karışacağını peşinen kabul ediniz. Evet, çocuk sahibi oldunuz diye eve kapanacak değilsiniz. Sadece dışarıda geçirdiğiniz saatler ve eğlenceleriniz değişecektir. Bazı günlerinizi yavrunuzla prensesçilik oynayarak ve birbirinize top atıp tutarak geçirdiğinizde elbette çocuksuz arkadaşlarınız kendi yaşlarına daha uygun faaliyetleri tercih ederek sizden uzaklaşacaktır. Üzülmeyiniz. Öyle yorgun hissedeceksiniz ki evladınız liseyi bitirene dek bu arkadaşlarınızın eksikliğini duymayacaksınız bile.

10. “Mükemmel baba yoktur, çocuğunun yanında olan baba vardır.” 

Baba oldunuz diye çocukluğunuzda babanızdan çektiğiniz her şeyi yavrunuz sayesinde telafi etmeye kalkmayınız. Babanızın hayranlık verici her özelliğini çocuğunuza tecrübe ettirmek için de didinmeyiniz. Böyle şeyler çocuğa taşıyabileceğinden fazla yük yükler. Siz babasınız ama babanız değilsiniz. Ayrıca mükemmel anne-baba diye bir şey yoktur. Ebeveynlik, hayatta kazanmanın mümkün olmadığı oyunlardan biridir derler. Hatalar yapmaktan, bilmeden kötü örnek teşkil etmekten ya da gün gelip ergenliğe giren evladınızı utandırmaktan yüzde yüz kaçınmanız imkânsızdır. Ama onun yanında olmak için çabalamanız gayet mümkündür.

Baba ve çocuk

Yanında olunuz.

Varlığınızı hissettiriniz.

Özen gösteriniz.

Ailecek pikniğe gidip mangalı yakamadığınızda babanız gibi olamadığınızı (ya da tıpkı babanız gibi olduğunuzu) düşünüp gıcık olmak yerine hayatınızda daha mühim şeyler olduğunu hatırlayınız.

Evet, yakında baba olacaksınız… 

Babaların Kardeşliği Birliği’ne (BKB) üye olmayı unutmayınız.

Böyle bir birlik tabi ki yok ama olsa iyiydi. Belki o zaman şu stresli bekleyişiniz içinde yapayalnız hissetmezdiniz. Herkes tüm alakayı anneye gösterirken kenarda köşede kimseye çaktırmadan endişe etmezdiniz. Kederlenmeyiniz. Yaşadığınız bu gerilim yüklü gizem pek yakında büyük ölçüde çözülecektir.

Üçüzler

Her ne kadar bu blogun ismi Tarifli Hisler olsa da takdir edersiniz ki Paluze Ablanız babalık hissiyatını tam olarak tarif etmekten acizdir. Artık yeni doğan bebeğinizin (veya bebeklerinizin) gözlerine bakıp da o eski adam olmadığınızı anladığınız anda yaşadıklarınızı siz bizlere tarif edersiniz. Ayrıca bildiklerinizi başka babalarla paylaşarak hayallerinizdeki BKB dayanışması için ilk adımı da atabilirsiniz!

Afiyet ve sıhhatle kalınız efendim.

**

Çılgın Teyzeniz Paluze Pekmez Facebook ve Twitter’da da sizlerle!  


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

> Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...